Türkiye’nin üretim gücü, yalnızca ekonomik büyümenin değil; stratejik bağımsızlığın, toplumsal istikrarın ve sürdürülebilir kalkınmanın da temel taşıdır.
Mobilya Sanayisi Ekonominin Stratejik Taşıdır
Mobilya sektörü ise sahip olduğu üretim kapasitesi, istihdam gücü, ihracat potansiyeli ve yüksek katma değer yapısıyla Türkiye ekonomisinin en stratejik alanlarından biri olmaya devam etmektedir. Sektörümüz bugün dünya pazarlarında rekabet etmeye çalışırken, içeride çok ağırlaşan üretim koşullarıyla da eş zamanlı mücadele vermektedir.
Üreten Mobilya Sektörü, Güçlenen Türkiye
MOSDER olarak, sektörümüzün yaşadığı gerçek tabloyu sahada birebir deneyimliyoruz. Üretici; yüksek finansman maliyetleri, artan enerji ve hammadde giderleri, daralan iç talep, küresel rekabet baskısı ve işletme sermayesine erişimde yaşanan zorluklar altında üretim çarklarını çevirmeye çalışmaktadır. Özellikle emek yoğun yapıya sahip mobilya sektörü açısından üretimi sürdürebilmek artık yalnızca ekonomik değil, stratejik bir dayanıklılık meselesi haline gelmiştir.
İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerinin uzun süredir eşik değer olan 50 seviyesinin altında seyretmesi ve Nisan ayında 45,7 seviyesine gerilemesi, üretim tarafındaki yavaşlamanın sanayimiz açısından dikkatle yönetilmesi gereken bir sürece dönüştüğünü açıkça göstermektedir.
Mobilya Sektöründe Üretimi Korumak Geleceği Korumaktır
Enflasyonla mücadele, kuşkusuz ekonomi yönetiminin temel önceliklerinden biridir. Ancak üretim kapasitesini, istihdamı ve ihracat gücünü korumayan hiçbir ekonomik programın uzun vadede sürdürülebilir başarı üretmesi mümkün değildir. Dezenflasyon sürecinin; üretimi destekleyen, yatırım iştahını canlı tutan ve sanayicinin finansmana erişimini kolaylaştıran tamamlayıcı politikalarla güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.
İstanbul Sanayi Odası Başkanı Sayın Erdal Bahçıvan’ın ifade ettiği gibi; “Türkiye, bu coğrafyada üretimin ve sanayinin hamisi olma sorumluluğu taşıyor.” Bu yaklaşım, bugün Türkiye ekonomisinin ihtiyaç duyduğu vizyonun en net özetlerinden biridir.
MOSDER olarak inanıyoruz ki; Türkiye’nin bölgesel üretim üssü olma hedefi, ancak güçlü sanayi altyapısının korunması ve üreticinin desteklenmesiyle mümkündür. Üretimi yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değil; istihdamın, sosyal dengenin, ihracatın ve ülkenin stratejik gücünün temel unsuru olarak değerlendirmek zorundayız.
Sektörünün öncü sivil toplum kuruluşu olan MOSDER çatısı altında faaliyet gösteren markalarımız; tüm zorluklara rağmen üretmeye, tasarlamaya, ihracat yapmaya, istihdam sağlamaya ve ülkemize katma değer sunmaya kararlılıkla devam etmektedir. Çünkü biliyoruz ki güçlü üretim olmadan güçlü ekonomi, güçlü ekonomi olmadan da sürdürülebilir kalkınma mümkün değildir.

